Bilinçli farkındalığın dışında işleyen ancak duyguları, kararları ve eylemleri etkileyen zihinsel süreçler bilinçaltını oluşturur. Bu kavram hem psikanalitik hem de bilişsel bilimsel anlamlar taşır.
Psikanalitik kuramda bilinçaltı, semptomları ve rüyaları şekillendiren bastırılmış istekleri, çatışmaları ve anıları içerir. Bilişsel psikolojide ise bilinçaltı, otomatik süreçleri, örtük belleği ve asla bilinç düzeyine ulaşmayan geniş algısal ve motor aktiviteyi kapsar. Her iki gelenek de bilincin zihinsel yaşamın tamamı olmadığı konusunda hemfikirdir.
Deneysel yöntemler—bilinçaltı sunum, ön hazırlık, çift görev müdahalesi—kontrollü koşullar altında bilinçaltı etkilerini göstermektedir. Klinik yöntemler, dinamik olarak bilinçaltı materyali bilinç düzeyine getirmeyi amaçlamaktadır. Modern görüş, bilinçaltını tek bir alan olarak değil, dikkat gerektirmeden verimli bir şekilde çalışan uzmanlaşmış süreçler topluluğu olarak ele almaktadır. Bilinç, otomatik rutinlerin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giren daha dar, daha esnek bir sistem olarak kalmaktadır.
Zihin, yaptıklarının çoğunu kendini duyurmadan yapar.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment