Ağlayan bir bebek, tanıdık bir bakıcı tarafından kucağa alındığında sakinleşir. Bu hızlı sakinleşme, bağlanmayı yansıtır; çocuk ve bakıcı arasında oluşan ve çocuğun daha sonraki ilişkilerine yaklaşımını şekillendiren derin duygusal bağı.
John Bowlby ve Mary Ainsworth, bağlanma örüntülerini şu şekilde haritalandırdılar: Güvenli bağlanma, tutarlı ve duyarlı bakımdan doğar; güvensiz bağlanma ise bakımın öngörülemez, reddedici veya korkutucu olması durumunda ortaya çıkar. Bu erken dönem örüntüleri, yetişkinlikteki romantik bağları, arkadaşlıkları ve hatta iş yeri davranışlarını etkiler. Bağlanma iki yaşında sabitlenmez; daha sonraki ilişkiler, benlik ve başkaları hakkındaki içsel çalışma modellerini değiştirebilir.
Araştırmacılar, bebek bağlanmasını sınıflandırmak için hâlâ Garip Durum prosedürünü kullanırken, yetişkinlere yönelik ölçümler görüşmelere ve anketlere dayanmaktadır. Bağlanmaya odaklanan terapi, güvenilir bir ilişki içinde düzeltici bir duygusal deneyim yaratmayı amaçlar. Erken dönemdeki bağların kalitesi, daha sonraki duygusal düzenleme ve sosyal yeterliliğin en güçlü belirleyicilerinden biri olmaya devam etmektedir.
Çocukluk döneminde kurulan güvenli temel, daha geniş dünyayı keşfetmeyi daha güvenli hale getirir.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment