Hamartia, trajik bir kahramanı felakete sürükleyen hata veya zaaftır. Aristoteles, bu terimi Poetika'da kahramanın kaderinin tersine dönmesinin nedenini açıklamak için kullanmıştır.
Bu kelime genellikle "trajik kusur" olarak çevrilir, ancak sabit bir karakter kusurundan ziyade belirli bir yargı hatasını da ifade edebilir. Oedipus'un gerçeğin peşindeki kararlılığı, Macbeth'in hırsı ve Lear'ın kızları hakkındaki yanlış yargısı, hepsi hamartia işlevi görür. Kahraman sadece kötü değildir; hata, başka yerlerde hayranlık uyandırabilecek bir nitelikten veya bir anlık körlükten kaynaklanır. İzleyici hatayı ve sonuçlarını görebildiği için, düşüş acıma ve korku uyandırır.
Daha sonraki eleştirmenler, kavramın ne kadar ahlaki olması gerektiği konusunda tartışmışlardır. Kimileri kahramanın sorumluluğunu vurgularken, kimileri kaderin veya koşulların rolünü öne çıkarır. Her iki durumda da, hamartia, bir trajedinin dönüm noktası olan, kahramanın eyleminin veya doğasının kendi yıkımının motoru haline geldiği nokta için kullanışlı bir isim olmaya devam etmektedir.
Asil bir şahsiyeti felakete sürükleyen yanlış adım veya zayıflık, hamartia'dır.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment