Vinç çekimi, kamerayı havada hareket ettirir. Kamera, vinç veya bom olarak adlandırılan büyük bir mekanik kola monte edilir. Kol yükselebilir, alçalabilir, sallanabilir ve dönebilir, bu da çekime geniş ve akıcı bir hareket kazandırır. Vinç, kamerayı sahnenin çok yukarısına kaldırabilir, ardından göz hizasına kadar indirebilir. Bir karakteri odanın içinde takip edebilir veya geniş bir manzarayı ortaya çıkarabilir. Sinematografideki en dramatik araçlardan biridir.
Vinç çekimi genellikle açılış sahnelerinde, olayların açığa çıkmasında ve sonlarda kullanılır. Rüzgar Gibi Geçti filminde, yaralı askerlerle dolu bir tren istasyonunun üzerinde yükselen bir vinç, katliamın boyutunu gözler önüne serer. Kötülüğün Dokunuşu filminde, açılış sahnesi, bir sınır kasabasından geçen bir arabayı takip eden uzun bir vinç çekimidir. Şavşankın Kurtuluşu filminde, Andy yağmurda kollarını kaldırırken hapishane avlusunun üzerinde yükselen bir vinç görülür. Vinç çekimi güzel olabilir, ancak hikayeye hizmet etmelidir. Kendine dikkat çeken bir vinç çekimi, izleyiciyi filmden uzaklaştırabilir.
Vinçler birçok boyutta bulunur. Küçük bir bomlu vinç tek kişi tarafından çalıştırılabilir. Büyük bir Technocrane vinç ise onlarca metre uzayabilir ve yüksek hızda hareket edebilir. Çekim planlama, prova ve koordinasyon gerektirir. Kamera operatörü, vinç operatörü ve yönetmen birlikte çalışmalıdır. Başarılı olduğunda, vinç çekimi unutulmaz olur.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment