Katılımcı gözlem, araştırmacının günlük hayata katılarak onu gözlemlediği bir yöntemdir. Sadece uzaktan izlemezsiniz. Bitki dikersiniz, yemek pişirirsiniz, dokuma yaparsınız, balık tutarsınız, törenlere katılırsınız ve tartışmalara şahit olursunuz. Tanıdık bir varlık haline gelirsiniz ve insanlar normalde davrandıkları gibi davranmaya başlarlar. Bu yöntem, I. Dünya Savaşı sırasında Trobriand Adaları'nda Bronisław Malinowski tarafından resmileştirilmiştir, ancak daha önceki araştırmacılar da benzer yaklaşımlar kullanmışlardır.
Gerilim, ismin içinde gizlidir. Katılıyorsunuz, yani olanları etkiliyorsunuz. Gözlemliyorsunuz, yani biraz uzakta kalıyorsunuz. Bu ikili rolü yönetmek, saha çalışmasının inceliğidir. Bazı antropologlar yerel beklentilere uyan roller üstlenirler: öğrenci, misafir, evlat edinilmiş akraba. Diğerleri ise görünürde yabancı kalırlar. Her iki pozisyon da tarafsız değildir. Ne öğrendiğiniz, nerede durduğunuza bağlıdır.
Neleri kapsıyor?
- Toplulukta uzun süreli ikamet.
- Yerel dili öğrenmek.
- Günlük işlere ve ritüellere katılmak.
- Sahada yapılan detaylı notları günlük olarak kaydetmek.
Katılımcı gözlem, anketlerin ve görüşmelerin ulaşamayacağı bilgiler üretir. İnsanların sadece söylediklerini değil, yaptıklarını da gösterir.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment