Gerçeklik, algı veya görüşten bağımsız olarak, şeylerin gerçekte var oldukları halidir. Görünen değil, olan şeydir. Gerçekliğin ne olduğu ve onu nasıl bildiğimiz sorusu, felsefenin en eski sorularından biridir. Platon, gerçek gerçekliğin duyular dünyası değil, Formlar dünyası olduğunu savundu. Aristoteles, gerçekliğin gözlem yoluyla incelenen, algıladığımız dünya olduğunu savundu. Descartes, kendi varlığının kesinliğine ulaşana kadar her şeyden şüphe duydu. Kant, gerçekliği asla kendi özünde olduğu gibi bilemeyeceğimizi, yalnızca bize göründüğü gibi bilebileceğimizi savundu.
Gerçeklik tek bir şey değildir. Fiziksel nesneleri, zihinleri, sayıları, olasılıkları ve ilişkileri içerir. Filozoflar gerçeği hayalden, fiili olanı olasılıktan, nesneli olanı öznelden ayırırlar. Gerçeklik hakkındaki tartışmalar sadece akademik değildir. Bilim, din ve günlük yaşam hakkında nasıl düşündüğümüzü şekillendirirler. Birisi bir inancın gerçeklikle bağdaşmadığını söylediğinde, gerçek olan şey hakkında bir iddiada bulunur. Bilim insanları bir teorinin gerçekliği tanımladığını söylediğinde, var olan şey hakkında bir iddiada bulunurlar. Gerçeklik, inançların ölçüldüğü nihai standarttır.
Gerçeklikle ilgili sorular
- Gerçek nedir? Fiziksel nesneler, zihinler, sayılar, evrensel kavramlar?
- Nasıl biliyoruz? Algı, akıl, sezgi, bilim?
- Gerçeklik zihinden bağımsız mıdır? Gözlemciler olmadan var olabilir mi?
- Gerçeklik bir mi yoksa çok mu? Monizm, düalizm, çoğulculuk?
Gerçeklik, hakikatle aynı şey değildir. Hakikat, ifadelerin bir özelliğidir. Gerçeklik ise ifadelerin neyle ilgili olduğudur.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment