Diyalog, iki veya daha fazla kişi arasında geçen bir konuşmadır. Felsefede ise bir yöntem ve edebi bir biçimdir. Platon, Sokrates'in muhataplarını sorguladığı, çelişkileri ortaya çıkardığı ve içgörüye doğru ilerlediği diyaloglar yazmıştır. Biçim önemlidir. Diyalogdaki felsefe bir ders değildir. Gerçek zamanlı olarak pozisyonların test edildiği bir fikir alışverişidir. Okuyucu, sorgulamanın nasıl geliştiğini izler ve ona katılmaya davet edilir.
Martin Buber, diyaloğu monologdan ayırmıştır. Gerçek bir diyalogda, her katılımcı diğerine "Sen" diye hitap eder, "O" diye değil. İlişki karşılıklıdır. Amaç kazanmak değil, anlamaktır. Hans-Georg Gadamer, diyaloğun hermeneutik anlayışın modeli olduğunu savunmuştur. Bir metni okuduğumuzda veya başka bir kültürle karşılaştığımızda, varsayımlarımızın riske atıldığı bir sohbete gireriz. Amaç, diğerini kendi çerçevemize dahil etmek değil, konunun bizi yönlendirmesine izin vermektir. Diyalog ayrıca eğitimde, çatışma çözümünde ve müzakereci demokraside de karşımıza çıkar.
Diyaloğun özellikleri
- Karşılıklılık. Katılımcılar birbirlerine eşitmiş gibi hitap ederler.
- Açıklık. Sonuçlar önceden belirlenmiş değildir.
- Dinlemek. Karşı tarafı anlamak, anlaşılmak kadar önemlidir.
- Dönüşüm. Katılımcılar görüşlerini değiştirebilirler.
Diyalog, tartışma değildir. Tartışma zafer arar. Diyalog ise anlayış ve bazen de gerçeği arar.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment