Cinsiyet biyolojiktir. Toplumsal cinsiyet ise sosyaldir. Toplumsal cinsiyet, bir toplumun erkek veya kadın olmaya ya da diğer kategorilere yüklediği rolleri, davranışları ve beklentileri ifade eder. Sosyalleşme, kurumlar ve günlük etkileşim yoluyla öğrenilir, sergilenir ve pekiştirilir.
Ann Oakley ve diğer feminist sosyologlar, 1970'lerde cinsiyeti (sex) toplumsal cinsiyetten (gender) ayırdılar. O zamandan beri, akademisyenler toplumsal cinsiyetin herkes için ikili bir kavram olmadığını kabul ettiler. Bazı toplumlar, Güney Asya'daki hijra veya bazı Kuzey Amerika yerli kültürlerindeki İki Ruhlu (Two-Spirit) insanlar gibi üçüncü cinsiyetleri uzun zamandır tanımaktadır.
Cinsiyetin boyutları
- Cinsiyet kimliği: bir kişinin kendini nasıl gördüğü
- Cinsiyet ifadesi: kendilerini dışa nasıl sundukları
- Cinsiyet rolleri: davranış beklentileri
- Cinsiyet eşitsizliği: kaynaklara ve güce erişimde farklılıklar
Cinsiyet sabit değildir. Kültürler arasında farklılık gösterir ve zamanla değişir. 2025'te erkek veya kadın olmak, 1925'te erkek veya kadın olmanın anlamından farklıdır. Okullar, iş yerleri ve medya gibi kurumlar, cinsiyet normlarını sadece yansıtmakla kalmaz, aktif olarak üretirler.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment