Kefaret, Tanrı ile insanlık arasındaki uzlaşmadır. Kopmuş ilişkinin yeniden kurulduğu süreçtir. Hristiyan teolojisinde kefaret, İsa Mesih'in yaşamı, ölümü ve dirilişiyle sağlanır. O'nun kurbanı günahın cezasını öder. İlahi adaleti tatmin eder. Bağışlanmayı mümkün kılar.
Kefaret teorileri çeşitlilik gösterir. Fidye teorisi, Mesih'in ölümünün Şeytan'a ödenen bir fidye olduğunu söyler. Tatmin teorisi, Tanrı'nın şerefini tatmin ettiğini söyler. Ceza yerine geçme teorisi, Mesih'in insan günahının cezasını üstlendiğini söyler. Ahlaki etki teorisi ise Mesih'in ölümünün Tanrı'nın sevgisini gösterdiğini ve tövbeye ilham verdiğini söyler. Her teori farklı bir yönü vurgular. Her birinin İncil'de desteği vardır. Hiçbir teori gizemin tamamını açıklayamaz.
Kutsal yazılarda kefaret
- Levililer: Günah için hayvan kurbanları.
- Yeşaya 53: Acı çeken kul, bizim günahlarımızı taşır.
- Romalılar 3: Tanrı'nın lütfuyla, bir armağan olarak aklanmışız.
- İbraniler 9: Mesih yeni bir antlaşmanın aracısıdır.
- 1 Yuhanna 2: O, günahlarımızın kefaretidir.
Kefaret, Hristiyan inancının merkezindedir. Çarmıhın neden önemli olduğunu açıklar. Kurtuluşun nasıl işlediğini açıklar. Bir gizemdir. Teologlar yüzyıllardır bunun üzerinde tartışıyorlar. Tartışma devam ediyor. Ama özü açık. İnsanlık günah işledi. Tanrı harekete geçti. Mesih öldü. İlişki yeniden kuruldu. İşte bu iyi haberdir. İşte bu müjdedir. Kefaret sadece bir doktrin değildir. Bir deneyimdir. Suçluluk yükünün kaldırılmasıdır. Bağışlanmanın huzurudur. Uzlaşmanın sevincidir. Hristiyan öyküsünün kalbidir. Kefaret olmadan öykü eksiktir. Onunla birlikte öykü kurtuluştur.
Comments
No comments yet. Be the first to share a thought.
Leave a comment